ANA SAYFA | SİTE HARİTASI | İLETİŞİM

AB’de balıkçılık yönetimi

27/02/2009

Ortak Balıkçılık Politikası

Balıklar ulusal sınırları tanımayan canlılardır. Bu durum, balıkçılık kaynaklarının AB düzeyinde yönetimi ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Ortak Balıkçılık Politikası, gerek Topluluk sularında gerekse Topluluk suları dışındaki sularda AB balıkçılık yönetiminin çerçevesini oluşturmaktadır.

Ortak Balıkçılık Politikası ile amaçlanan, balıkçılık kaynaklarının yönetimi ile ilgili olarak, balık stoklarını koruyan ve gelecek kuşaklar için balıkçılığın geleceğini koruma altına alan rasyonel bir sistem geliştirmektir.

Balıkçılık yönetiminin, hem kaynakların doğal gelişimi hem insan etkisine adaptasyonu için sürekli geliştirilmesi gereği vardır. Balıkçı filolarının avlanma gücündeki artışlar ile endüstriyel faaliyetlerin çevreye olan etkisi balık stoklarını büyük ölçüde etkilemiş, AB’nin girdiği her bir genişleme sürecinin ardından Topluluk filosu büyümüş ve Topluluk sularının sınırları genişlemiştir. İlk kez hayata geçirildiği 1983 yılından bu yana, Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında yürütülmekte olan balıkçılık yönetimi değişen koşullara sürekli olarak adapte olmak durumunda kalmıştır.

Ortak Balıkçılık Politikasında, “2002 reformu” olarak anılan en son yapılan gözden geçirme hırslı bir reform süreci niteliği taşımaktadır. Bugünün Ortak Balıkçılık Politikasının kilit özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

balıkçılık kaynaklarımız ile balıkçı filomuzun faaliyetlerinin rasyonel yönetimine yönelik bir koruma politikası getirilmesi;

Üye Devletler arasında işbirliğinin artırılması yoluyla kuralların etkin ve uyumlaştırılmış bir biçimde uygulanmasını amaçlayan bir kontrol politikası getirilmesi;

sanayinin rekabet gücünü korumasına yardımcı olmak üzere mali yardım sağlayan bir yapısal politika getirilmesi;

Topluluğun kendi suları dışında kalan sularda balıkçılık kaynaklarının yönetiminde etkin olmasını sağlayan bir dış politika geliştirilmesi;

Ortak Balıkçılık Politikasının şekillendirilmesinde daha aktif paydaş katılımını sağlayan bir yönetişim politikası geliştirilmesi.

Ortak Balıkçılık Politikasını yürütmekle

sorumlu Balıkçılık Genel Müdürlüğü

Bu broşürde, Ortak Balıkçılık Politikasının AB düzeyinde yönetiminin nasıl gerçekleştirildiği açıklanmaktadır. Balıkçılık Genel Müdürlüğü, Ortak Balıkçılık Politikasının yürütülmesinden sorumlu Komisyon birimidir: Deniz biyolojisi, donanma mimarisi, ekonomi, hukuk, siyaset bilimi ve veterinerlik gibi çok çeşitli meslek kollarından gelen 290 kişilik bir ekip bu amaçla görevlendirilmiştir.

Bu görevliler, Ortak Balıkçılık Politikasının yönetimini paydaşlarla istişare içinde yürütmektedir. Üye Devlet idareleri, bilim kesimi, sanayi kesimi ve tüketicileri temsil eden çeşitli teknik komiteler AB balıkçılık yönetimi ile ilgili bütün konularda yer almaktadır.

Komisyonun balıkçılık kuralları ile ilgili teklifleri, Kuzey Atlantik bölgesinin önde gelen bir bilim organı olan Uluslararası Denizde Keşif Konseyi gibi uluslararası bağımsız örgütlerin sunduğu en son bilimsel tavsiyelere göre hazırlanmaktadır. Bu teklifler tartışılmakta ve kabul edilmeden önce Üye Ülkelerin balıkçılık bakanları tarafından Konseyde bu teklifler üzerinde değişiklikler yapılmaktadır. Bu konuda Avrupa Parlamentosunun da görüşüne başvurulmaktadır.

Bünyesinde birçok bilim adamı barındıran Koruma Politikası Müdürlüğü balık stoklarının durumunu izlemekte ve bu stokların korunmasına yönelik tedbirleri teklif etmektedir. Filo kapasitesi yönetimi ve denizlerin korunması ile balıkçılık alanında bilimsel araştırmaların teşviki koruma politikasının ayrılmaz parçalarını oluşturmaktadır.

Dış İlişkiler Müdürlüğünde görevli müzakereciler için uluslararası tartışmalar günlük rutin işlerinin bir parçası olarak yürütülmektedir. AB suları dışındaki sularda yürütülen balıkçılık faaliyetleri ile uluslararası ticaret konuları bu kapsamda ele alınmaktadır. Hukukçu ve ekonomistlerden oluşun küçük bir ekip de AB’deki su ürünleri pazarının organizasyonu ile ilgilenmektedir.

Yapısal Politika Müdürlüğü, AB sektörüne mali destek sağlayan Balıkçılıkta Rehberliğe ilişkin Mali Araç kapsamında Üye Devletlerin her birindeki yatırım faaliyetlerini denetlemektedir. Bu amaçla, bilim adamları ve ekonomistlerden oluşan disiplinler arası bir ekip görevlendirilmiştir. Bu ekip ayrıca yetiştiricilikle de ilgilenmektedir. Yetiştiricilik, Ortak Balıkçılık Politikasında önem kazanan bir alandır.

Yaklaşık 25 balık denetçisi Üye Devletlerin kendi denetçileriyle birlikte kontrol görevlerinde yer almakta, açık denizlerdeki denetim operasyonlarında yer almaktadır. Bu denetçiler ruhsatlandırma ve kontrol birimi ile yakın işbirliği içinde çalışmaktadırlar. Söz konusu birimde hukukçular ruhsat tezkeresi taleplerini incelemekte ve uygulama konusunda Üye Devletlerle birlikte çalışmaktadır. Su ürünleri sektöründeki yasal tekliflerin denetimi ile devlet yardımlarının incelenmesi işleri avukatlarca yapılmaktadır. Avukatlar ayrıca uygulama yükümlülüklerini yerine getirmeyen Üye Devletlere karşı yasal işlemleri başlatmaktadır.

Balıkçılık Genel Müdürlüğü ile Çevre, Kalkınma, Bölgesel Politika, Tüketicinin Korunması ve Araştırma gibi Komisyon birimleri arasındaki yakın çalışma ilişkisi teklif edilen kurallar ile farklı politika alanlarında yapılan işlemlerin birbiriyle uyumlu olmasını sağlamaktadır.

TAC/Kota

ICES BALIKÇILIK ALANLARI

I Barents Denizi VIa Batı İskoçya (Clyde stoku) VIIIa South Brittany

IIa Norveç Denizi VI b Rockall VIIIb South Biscay

IIb Spitzbergen ve Bear Adası VIIa İrlanda Denizi VIIIc Kuzey ve Kuzeybatı

IIIa Skagerrakve Kattegat VIIb Batı İrlanda VIIId Central Biscay

1M Sound VIIc Porcupine Bank VIIIe West Biscay

IIIc Belt VI Id İngiliz Kanalı’nın Doğusu IXa Portekiz sahili

I I Id Baltık Denizi VIIe İngiliz Kanalı’nın Batısı IXb Batı Portekiz

IVa Kuzey Denizi’nin Kuzeyi VIIf Bristol Kanalı X Azor Adaları

IVb Orta Kuzey Denizi VIIg Güneydoğu irlanda XII Azor Adaları’nın Kuzeyi

IVc Kuzey Denizi’nin Güneyi VIIh Little Sole XIVa Doğu Grönland

Va İzlanda VI Ij Great Sole XIVb Güneydoğu Grönland

Vb Faroe Adaları VIIk West Great Sole

Koruma politikası:

uzun vadeli yönetim hedefleri

Deniz ve okyanuslarımızda bir zamanlar görülen balık bolluğu artık görülmemektedir. Bunun nedenlerinden biri, bugüne kadar denizlerden avlanma yoluyla balık stoklarının eritilmesi, stokların üreme ve kendilerini yenileyebilmeleri için geriye çok az yavru balığın kalmış olmasıdır. Şu anda, Kuzey Denizi’ndeki morina gibi birçok önemli balık stoku neredeyse yok olmak üzeredir.

Bağımsız bilimsel tavsiye

Ortak Balıkçılık Politikası 2002 reformunda en büyük öncelik balık stoklarında görülen bu eğilimin tersine çevrilmesine verilmiştir. Bu, balıkçılık yönetiminin değiştirilmesiyle olacaktır. Yıllık tedbirler yerini uzun vadeli stratejilere bırakmaktadır. Bağımsız bilimsel tavsiye temelinde, biyologlar tehlikede olan bir dizi balık stokunun büyüklüğü ile ilgili uzun vadeli hedefler teklif etmektedir. Biyologlar ayrıca, balıkçıların hedef türleri tehlikeye atmadan avlayabilecekleri balık miktarları ile ilgili teklifler üzerinde çalışmaktadırlar.

Balıkçı teknelerince karaya çıkarılacak av miktarının sınırlanması balık stoklarını korumanın yegane yoludur. Getirilebilecek diğer tedbirler arasında balıkçı teknelerinin denizde geçirecekleri gün sayısının sınırlanması veya yavru balık ya da anaç balıkların toplanma alanlarının avlanmaya kapatılması yer almaktadır. Ayrıca, belirli av donanımlarının kullanılması, balık ağları göz açıklığı ve asgari karaya çıkarma ebadı ile ilgili düzenlemeler de yapılabilir.

Geçmiş deneyimler tek başına av miktarını sınırlamanın, aşırı av söz konusu ise balık stoklarını yok olmaktan kurtarmaya yetmediğini göstermektedir. Av donanımındaki teknolojik gelişme balıkçı filolarının avlanma gücünü artırarak mevcut balıkçılık kaynaklarının çok üzerine çıkarmıştır. Filo Yönetim Birimi, Üye Devletlerle birlikte çalışarak, balıkçılık filosuna yeni eklenen gemi sayısını sınırlayan kuralların sıkı takibi ve av filosundan daimi olarak çıkarılacak balıkçı tekneleri için mali teşvikler vermek suretiyle filo kapasitesini azaltmaktadır. Yeni balıkçı teknelerinin yapımı için verilen devlet sübvansiyonları Aralık 2004’te kaldırılacaktır.

Paydaş katılımı

AB düzeyinde balıkçılık yönetiminde, karar alma sürecine paydaşların katılımı sağlanmaktadır. Su Ürünleri Avcılığı ve Yetiştiriciliği Danışma Komitesinde balıkçılar, işleme tesisleri, yetiştiriciler, tüketiciler ile çevre ve geliştirme gruplarının tamamı temsil edilmekte, Komisyon tekliflerine katkı sağlamaktadır. Spesifik balık stokları veya balıkçılık alanları ile ilgili bölgesel atölye çalışmaları yapılmaktadır. 2002 Reformu, Bölgesel Danışma Kurullarının kurulmasına imkan tanıyarak paydaş katılımını artırmıştır. Bu Kurullar spesifik bir AB balıkçılık bölgesindeki - örneğin Kuzey Denizi veya Akdeniz - balıkçıları, idarecileri ve bilim adamlarını bir araya getirerek balıkçılık yönetimi ile ilgisi olan bütün taraflar arasında diyalog ve anlayışı artıracaktır.

Uluslararası boyut

Bir ülke AB üyesi olduğunda, Topluluk o ülkenin uluslararası arenadaki balıkçılık çıkarlarını temsil etmektedir. Komisyon yetkilileri üçüncü ülkelerle iki taraflı balıkçılık anlaşmalarının müzakerelerini yürütmekte, açık deniz balıkçılığı yönetiminden sorumlu uluslararası örgütler veya Gıda ve Tarım Örgütü ya da Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası organlarda Topluluğun çıkarlarını savunmaktadır.

Topluluk birçok uluslararası balıkçılık yönetimi örgütünün aktif bir üyesi olup, dünya genelinde yasadışı balıkçılıkla mücadelede çok taraflı işbirliğini teşvik etmekte ve öncü rol üstlenmektedir. Komisyon, deniz aşırı uluslarla ortak balıkçılık yönetimi tedbirleri almakta, açık denizlerde yürütülen kontrol ve uygulamaların güçlendirilmesi için sürekli çaba sarf etmektedir.

Geleneksel olarak, Avrupa balıkçılık filosunun önemli bir bölümü AB suları dışındaki sularda avlanmaktadır. Bu filonun devamlılığını sağlamak amacıyla Topluluk üçüncü ülkelerle iki taraflı ortaklık anlaşmaları yapmaktadır. Bu sayede AB ve ilgili üçüncü ülkeler arasında yakın bir çalışma ilişkisi kurulmakta, hem AB hem söz konusu ülkeler yerel balıkçılık sektörünün gelişim hedeflerinin yakalanması ve üçüncü ülkelerin sularında balıkçılık kaynaklarının rasyonel yönetiminin sağlanmasında işbirliğine gitmektedir.

Mali yardım

Ekonomik faaliyet alanlarının gelişen bir pazara sürekli adapte olmaya ihtiyacı vardır. Değerli ve kırılgan bir doğal kaynağa bağımlı olan balıkçılık sanayisi geçen birkaç on yılda rekabet gücünü korumak için sürekli değişen koşullara kendini adapte etmek zorunda kalmıştır. Bu değişim sürecini desteklemek için AB tarafından, Balıkçılıkta Rehberliğe ilişkin Mali Araç (FIFG) kapsamında mali yardım sunulmaktadır.

FIFG kapsamında destekleme yapılanlar arasında balık işleme şirketleri, hıfzıssıhha koşullarına ilişkin AB kurallarıyla uyumda desteğe gereksinim duyan balık çiftlikleri, teknelerinde güvenliği artırmayı isteyen balıkçılar veya üyelerinin balık arzı ile pazar taleplerini dengelemeye yönelik tedbirler alan üretici örgütleri yer alabilmektedir. Balıkçı limanı ekipmanları ile küçük ölçekli balıkçılığı destekleyen projeler de bu desteklemelerden yararlanmaktadır.

Balıkçılık Genel Müdürlüğü yetkilileri ile Üye Devlet makamları FIFG yatırım programlarının tanımlanması, bu programların uygulanmasının izlenmesi ve gerekirse hedeflerin gözden geçirilmesinde birlikte çalışmaktadır. Balıkçılık kalkınma programlarının ilgili Üye Devletin genel ekonomik durumuna katkı yapması gereği vardır. Bu yüzden ülkelerin yetkilileri sürekli olarak balıkçılık sanayisine yönelik AB yardımının etkililiğini değerlendirmektedir.

Etkin kontrol ve uygulama

Ortak Balıkçılık Politikası kurallarının uygulanması Üye Devletlerin sorumluluğundadır. Üye Devletler ulusal kontrol hizmetlerini sunmak, denetimleri düzenlemek ve kuralları ihlal ettiği tespit edilenler için uygulanacak uygun yaptırımlara karar vermekle sorumludur. AB yasalarının düzgün şekilde uygulanması yükümlülüğü Komisyonda olduğundan Balıkçılık Genel Müdürlüğünde görevli hukukçular Üye Devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini kontrol etmekte ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere karşı ihlal davaları açmaktadır.“Gemiden dükkana”, bir başka deyişle su ürünlerinin avlanmasından karaya çıkarma, pazarlama,taşıma ve satışlarına kadar her aşamada çeşitli kurallar geçerlidir.Örneğin, herhangi bir zamanda konumlarının tespit edilebilmesi ve doğrulanabilmesi için gemilerde uydudan izleme donanımı bulunması gerekir. Diğer taraftan, satışa sunulacak su ürünlerinde adları, avlanma yöntemi ve balıkçılık alanının gösterildiği etiketlerinin bulunması gerekmektedir.Uluslararası işbirliği

25 Topluluk denetçisi Üye Devletlerin kendi denetçileriyle birlikte, uygulamanın hakkaniyet ilkesi çerçevesinde yürütülmesini sağlamak amacıyla AB genelinde tekneler ve kıyılar üzerinde uçakla yapılan kontrollerde yer almaktadır. Ancak, bu görevin zorlukları bulunmakta, balıkçılardan uygulama usulleri ile izleme yaptırımları konusunda bir örnekliğin artırılması yönünde sürekli talep gelmektedir.

2002 reformu Üye Devletler arasında kontrol çalışmalarının daha iyi uyumunun sağlanması ve işbirliğinin artırılmasına yönelik bir dizi tedbiri hayata geçirmiştir; artık balıkçılar kuralların her yerde aynı standartta uygulandığı konusunda güven duyabilirler.

AB düzeyinde işbirliğini güçlendirmek ve balıkçılık kontrolünü daha etkin hale getirmek amacıyla bir Topluluk balıkçılık denetim kurumu kurulacaktır. Söz konusu kurum kontrol çalışmalarının AB genelinde tutarlılığının artırılmasında çok önemli bir rol oynayacaktır. Kurum bünyesinde görevlendirilecek çok uluslu denetim ekipleri OBP kurallarının birörnek olarak uygulanmasını sağlayacaktır.

Balıkçılık Genel Müdürlüğü, Avrupa Komisyonunun başlıca 35 biriminden biridir. Genel Müdürlük,Komisyonun geri kalan birimleriyle AB vatandaşları için ortak hizmet kültürünü paylaşmaktadır - bu,Genel Müdürlüğün AB su ürünleri sektörünün geleceğini korumaya olan taahhüdünde de görülmektedir.

İrtibat bilgileri:

European Commission

DG Fisheries

Communication & Information

B-1049 Brüksel

Belçika

E-posta: fisheries-info@cec.eu.int

Kaynak TÜDAV

 

  • Yorum(ları) Oku
  • Yorum Yaz
  • Arkadaşına Öner
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu siz yazın. Yorum yazmak için tıklayın.
Yorum yazmak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için tıklayın.
Adınız:
Adınızı yazınız.
E-Posta Adresiniz:
E-Posta adresinizi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Arkadaşınızın Adı:
Arkadaşınızın adını yazınız.
Arkadaşınızın E-Posta Adresi:
Arkadaşınızın E-Posta adresinizi yazınız.Hatalı e-posta adresi.
Mesajınız:
 
Site İçi Arama
Üye Girişi
E-Posta:

E-Posta adresi yazınız

E-Posta adresi hatalı
Şifre:

Şifre yazınız
 
Üye Ol | Şifremi Unuttum?
Duyurular
Kurban Bayramı öncesi kurbanlık ithal edilecek

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, bir miktar kurbanlık hayvan ithalatına imkan tanıyacak düzenleme yapıldığını söyledi.

Hayvancılıkta %100 oranında düşüş

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Çelik, Türkiye'nin artık tarım ve hayvancılık ülkesi olmadığını belirterek, 10 sene önce 40 milyon olan koyun sayısının, şimdilerde 21 milyona düştüğünü söyledi.

Tmo Üreticilere Hububat Bedellerini Erken Ödüyor

TMO, 2010/2011 alım kampanyası döneminde bugüne kadar üreticilerimizden 1,9 milyon ton hububat (buğday, arpa, çavdar, yulaf) ve 29,2 bin ton peşin ödemeli haşhaş kapsülü alımı gerçekleştirmiştir.

Hububat ve baklagil destekleri belli oldu

Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline göre üretilen hububat ve baklagildeki destekleme prim miktarları belirlendi.

Bitkisel üretimde düşüş sinyali

Bitkisel üretim tahminleri, 2010 yılında tahıl, sebze ve meyve üretiminde gerilemeye işaret etti. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı 2010 yılına ilişkin ilk bitkisel üretim tahminlerine göre tahıl ürünlerinde azalış beklentisi yüzde 3.4 olurken, sebzelerde yüzde 0.9 ve meyvelerde yüzde 1.5 azalış tahmin edildi.

Kilosu 22 liraya şaplı et yiyoruz

Banvit A.Ş.’nin kurucusu Vural Görener, “50 yıldır yalnızca şap hastalığı, şap virüsü ile mücadele ettiği öne sürülen bir Şap Enstitüsü bulunuyor. Devlet, bu enstitüye para akıtıyor. Avrupa’dan hibe yardımlar geliyor. Ama Edirne’den Kars’a şap hastalığı görülmeyen köy yok. Ülkemizde kilosu 22 liraya satılan şaplı et yeniyor” dedi.

Anket
Kayıtlı anket bulunmamaktadır.
Ziyaretçi İstatistikleri
Aktif Ziyaretçi: 1 Kişi

Bugün: 36 Kişi

Toplam Ziyaretçi: 34875 Kişi
Copyright © 2009 - ziraat.gen.tr
Tasarım ve Yazılım: Web İletişim